
Üretirken her cümleyi yargılamak yerine bitirilebilir bir taslak çıkar ve düzeltmeyi ayrı bir işe dönüştür.
Sevdiğin işlerdeki ortak kararları inceleyerek kendi üslubunu soyut sıfatlardan somut tercihlere taşı.

Bir işin “havasını” sevdiğini söylemek başlangıç olabilir ama kendi üretimine nasıl taşıyacağını açıklamaz. Hangi kararın sende etki yarattığını bul: kısa diyaloglar, uzun bekleme anları, sınırlı renkler veya gündelik nesneler gibi. Bunları sanatçı adı yerine gözlenebilir özelliklerle yaz. Böylece bir başkasının sonucunu yüzeyden tekrar etmek yerine o tercihin ne yaptığını düşünebilirsin. Aynı etkiyi kendi hikâyende başka bir yolla kurmak mümkün olabilir; önce görevi anlamaya çalış.
Yalnızca tek bir işin bütün özelliklerini örnek almak seni dar bir yola götürebilir. Farklı görsel, yazı ve gündelik gözlemlerden hoşlandığın kararları karşılaştır. Hepsinde küçük ayrıntıların önemli olduğunu veya mizahın sessizlikten doğduğunu fark edebilirsin. Bu ortaklıklar kişisel tercihlerin hakkında bir ipucu verir; kesin bir kimlik tanımı değildir. Tercihlerin zamanla değişebilir. Kendi notunda bu gözlemleri geçici çalışma önerileri olarak tut, her yeni projede aynen uygulanması gereken kurallar yapma.

“Sade anlatımı seviyorum” diyorsan bunun sahnede ne anlama geldiğini seç. Daha az karakter, tek mekân veya açıklayıcı diyalog yerine davranış kullanmak olabilir. Her projede aynı üç seçimi yapmak zorunda değilsin. Birinin hikâyeye nasıl yardım ettiğini küçük bir denemeyle gör. Tercih, asıl olayı anlaşılmaz kılıyorsa üslubu korumak adına sorunu gizleme. Anlatım yönün ile izleyicinin bilgi ihtiyacı arasında nasıl bir denge kuracağını dene ve sonucunu kaydet.
Hep yakın plan seçiyorsan bir sahneyi geniş kadrajlarla dene. Her şeyi diyalogla açıklıyorsan aynı durumu sessiz yaz. Bu egzersiz kalıcı üslup değişimi gerektirmez; mevcut tercihlerinin hangi sorunları çözdüğünü anlamana yardım eder. Tersini yaptığında ne kayboluyor, ne kazanılıyor? Kendi seçimini sadece rahat olduğun için mi, anlatım amacına uyduğu için mi yaptığını sorgulayabilirsin. İki sürümü yan yana sakla ve genel beğeni yerine tek bir somut farkı not et.
Son üç çalışmana bak ve tekrar ettiğin beş kararı yaz. Her kararın yanına işe yaradığı bir an ile sınır oluşturduğu bir an ekle. Böylece üslup arayışı yalnızca sevdiğin renkleri listelemekten çıkar. Yeni projen için bu beş tercihten iki tanesini bilinçli kullan, birini değiştirmeyi dene. Tamamlandıktan sonra neyin sana ait hissettirdiğini anlatan kısa bir not yaz. Bu notu başkalarıyla karşılaştırma yarışına dönüştürmeden kendi üretim dilini gözlemlemek için kullanabilirsin.